yaşadıklarımdan birer kesit, etkilendigim her birşey.. Benden bişey..
Bir iki kelam etmek isterken dostlarla, iki feribot arasında dalgalara yansıyan ışıkların konuşmasını dinledim, uzatıp ayaklarımı bir hiçe..
Geride bıraktıklarımı düşünerek var olmak..
Beyazdı duvarlarla yan demirler, kahverengi bir bank boylu boyunca uzanırken yeşil tabanlı tutkaçlara, demirden sarkmayı düşledim, aşağıya dogru sallanmak.. Suya.. Huzura..
Sanki birine, bir yere kavuşmak için degil de, yazmak için binmiştim bu kez demir yığınına. Parlak ceketli, kıyma kaşlı adamlar gördüm, çıplak ayakları üşümüş teyzeler, şapkalı gençler..
Otobüste, Mardin şivesiyle kendini "İstanbullu"yum yalanına kaptırmış yaşlı bir kadın vardı yanımda. Karşıdan gelen "Topçular 1" feribotu degil miydi?
Tepedeki evlerin sudaki yıllanmış yansımaları, yakamoz.. Sigara içmeyi bilmeyen ama ısrarla nefes nefes çeken gençler gördüm.. Bir düğün ertesiydi yaşananlar, bir yere dönüş vardı, mutlak olan buydu, gereksiz çabalara girmiştim yeniden. Uyumalıydım.. Bebek ağlıyor, yanımdaki teyzenin o çok eskilerde kalan ağız şapurtusu bile tat katıyordu gereksiz zamanıma.. Dalmışım hayaller kurarken, yazacaklarımı düşünürken, beyaz atletli genç adam geliyor aklıma. Sanki her şey bana birşeyler anlatıyordu, farklı lisanlarda. Zevkliydi.. Keyif aldım.. Kimseler için degilmiş o yolculuk keşfe çıkmıştım adeta, yorum yapabilme hakkımı sonuna kadar sınırsızca kullanmak istedim, en özgür halimle. Kendime geldim..
hiç olmadıgım kadar yalnızdım.
Downpressor Man: Zalimin Sonu
-
"*Downpressor Man*", baskıcı, zalim ve adaletsiz yöneticileri veya
sistemleri eleştiren, hesap ve yargı gününün kaçınılmaz mutlak oluşunu
anlatan bir pro...
2 hafta önce
0 ATIFLAR:
Yorum Gönder