Samimi bir yoldaydım aslında, ideallerine koşar adımla ilerleyip, herkes gibi yapacaktım. Rotamı hiç olmadığının da tersine, belki ötesine ama kanaat ettiğime çevirdim. Yetecekti düşlediklerime; armağanlarıma..
Zamanın yongalarıydı birikimlerim; Adam Smith' ti bazen, Marks oldu zaman zaman, Asaf Savaş' la çelişti, Cumhuriyet okudu.
Terminolojim bildiklerimdi ve zamanında bilmek istemeyip de öğrendikçe sevdiklerim oldular.
Sonra bitti; dönümün başladığı yerlerde. Bambaşka hevesler ödüllendirdi ruhumu (Bu tasvir için erken belki, his işte). Kesmeden kopyaladım ki avuç içlerime baktığımda o izleri hissedebileyim. Tasvirle anlatmayı sevdim. Ağlarken bildim şimdinin kıymetini. Gülerken öptüm o film karelerini.
Herkes oldu içim de, bi' ben olamadı. Olabilmeyi umud ediyorken, kaldı kendinde çözmeyerek.
Yeni heveslerimi ceplerime doldurmak istemedim, yiyorum her seferinde. Onları dolabıma sakladım, istedikçe işleyeceğim zihn-i dünyama!
Senin, benim veya birilerinin bilip bilmediğini kestiremiyorum ancak kelamların içinde birşey var ki bu gecedir meraklanma duygusuna atfolunmanın.
Arka bahçede gizli bi' bahçe var; zamanla ben de bakıyorum oraya, belki gülümsemek istersin?
Seni de beklerim.
Downpressor Man: Zalimin Sonu
-
"*Downpressor Man*", baskıcı, zalim ve adaletsiz yöneticileri veya
sistemleri eleştiren, hesap ve yargı gününün kaçınılmaz mutlak oluşunu
anlatan bir pro...
2 hafta önce